"undernourished" in Turkish
Definition
Kişinin veya hayvanın sağlıklı olmak için yeterli besin veya vitaminleri alamaması durumudur. Genellikle zayıf ve güçsüz olur.
Usage Notes (Turkish)
'Yetersiz beslenmiş' genellikle tıp ya da insani yardım bağlamında kullanılır. Genelde uzun süre yiyecek eksikliği olan çocuklar veya hayvanlar için söylenir. 'Malnourished' ile karıştırmamaya dikkat edin.
Examples
The doctor said the child was undernourished.
Doktor, çocuğun **yetersiz beslenmiş** olduğunu söyledi.
Many animals in the shelter are undernourished.
Barınaktaki birçok hayvan **yetersiz beslenmiş**.
If you do not eat enough, you may become undernourished.
Yeterince yemezseniz, **yetersiz beslenmiş** olabilirsiniz.
She looked tired and undernourished after her long illness.
Uzun süren hastalıktan sonra yorgun ve **yetersiz beslenmiş** görünüyordu.
Millions of children worldwide are still undernourished despite recent progress.
Son gelişmelere rağmen, dünyada milyonlarca çocuk hâlâ **yetersiz beslenmiş** durumda.
The crops failed, and soon the entire village was undernourished.
Ürünler başarısız oldu ve kısa sürede köyün tamamı **yetersiz beslenmiş** hale geldi.