"undefended" in Turkish
Definition
Korumadan veya savunmadan yoksun olan; saldırıya ya da zarara açık. Genellikle yerler, kişiler veya şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî veya betimleyici bir kelimedir; 'undefended border', 'undefended village' ile sık kullanılır. Duygusal durumlar için kullanılmaz.
Examples
The house was left undefended during the storm.
Fırtına sırasında ev **savunmasız** kaldı.
The border was undefended and easy to cross.
Sınır **savunmasızdı** ve kolayca geçilebiliyordu.
The goal was undefended, so she scored easily.
Kale **savunmasızdı**, bu yüzden kolayca gol attı.
The small village was totally undefended when the robbers arrived.
Soyguncular geldiğinde küçük köy tamamen **savunmasızdı**.
He left his bike undefended outside the shop, and it was stolen.
Bisikletini mağazanın dışında **korunmasız** bıraktı ve çalındı.
Many buildings were left undefended during the evacuation.
Tahliye sırasında birçok bina **savunmasız** kaldı.