"uncomfortable" in Turkish
Definition
Fiziksel olarak rahat olmamak ya da bir durumda huzursuz veya gergin hissetmek anlamına gelir. Ayrıca utandırıcı ya da zor durumları da tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel hem de duygusal rahatsızlık için kullanılır. Sosyal ortamlarda 'embarrassed'den daha hafif ve yaygındır. 'feel uncomfortable', 'make someone uncomfortable', 'an uncomfortable silence' gibi örneklerle sık geçer.
Examples
These shoes are uncomfortable.
Bu ayakkabılar **rahatsız**.
I feel uncomfortable in this room.
Bu odada **rahatsız** hissediyorum.
His question made me uncomfortable.
Onun sorusu beni **rahatsız** etti.
That was an uncomfortable conversation, but we needed to have it.
Bu **rahatsız** bir konuşmaydı ama yapmamız gerekiyordu.
The silence after his joke was really uncomfortable.
Şakasından sonraki sessizlik gerçekten çok **rahatsız** ediciydi.
If you're uncomfortable with the plan, let's talk about it.
Eğer planla ilgili **rahatsız** hissediyorsan, konuşalım.