Herhangi bir kelime yazın!

"unbounded" in Turkish

sınırsızölçüsüz

Definition

Hiçbir sınırı veya kısıtlaması olmayan; sonsuz. Genellikle çok büyük miktar, boyut veya derece için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok 'unbounded love', 'unbounded enthusiasm' gibi soyut kavramlar için resmi veya edebi dille kullanılır. Fiziksel nesneler için pek tercih edilmez.

Examples

She has unbounded love for her children.

Çocuklarına karşı **sınırsız** bir sevgisi var.

His unbounded curiosity led him to many discoveries.

**Sınırsız** merakı onu birçok keşfe götürdü.

The sky seemed unbounded above the desert.

Çölün üzerinde gökyüzü **sınırsız** görünüyordu.

Her unbounded enthusiasm made the project a success.

Onun **ölçüsüz** coşkusu projeyi başarılı kıldı.

He approached life with unbounded optimism, no matter the challenge.

Hayata, ne olursa olsun, **sınırsız** bir iyimserlikle yaklaştı.

There's an unbounded sense of freedom when you travel alone.

Yalnız seyahat ettiğinde **ölçüsüz** bir özgürlük hissi olur.