Herhangi bir kelime yazın!

"unbeliever" in Turkish

inanmayaninançsız

Definition

Belli bir dine veya inanca inanmayan kişidir. Genellikle dinsel bağlamda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genelde dini konularda, resmi ya da edebi dilde kullanılır. 'Ateist', 'agnostik' gibi kavramlarla karıştırılmamalı; hepsi farklı anlamlara gelir.

Examples

He is an unbeliever and does not go to church.

O **inanmayan**, bu yüzden kiliseye gitmez.

The book was written for both unbelievers and believers.

Kitap hem **inanmayanlar** hem de inananlar için yazılmıştır.

It can be hard for an unbeliever to understand religious traditions.

Bir **inanmayan** için dini gelenekleri anlamak zor olabilir.

Some people call him an unbeliever, but he just prefers to keep an open mind.

Bazı insanlar ona **inanmayan** diyor, ama o sadece açık fikirli olmayı tercih ediyor.

"An unbeliever among us!" joked the group when he refused to try the hot sauce.

"Aramızda bir **inanmayan** var!" diye şaka yaptı grup, o acı sosu denemeyi reddettiğinde.

Growing up as an unbeliever in a religious family wasn't always easy.

Dini bir ailede **inanmayan** olarak büyümek her zaman kolay olmadı.