"unbeaten" in Turkish
Definition
Bir kişi veya takım 'yenilgisiz' ise hiç kaybetmemiştir. Ayrıca, kimsenin geçmediği yol gibi anlamlarda da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde spor veya rekabette, 'remain unbeaten', 'unbeaten record' gibi ifadelerde kullanılır. 'Unbeaten path' ise daha önce kimsenin gitmediği yol anlamına gelir.
Examples
Our team is still unbeaten after five games.
Takımımız beş maçtan sonra hâlâ **yenilgisiz**.
The boxer finished his career unbeaten.
Boksör kariyerini **yenilgisiz** bitirdi.
They walked along an unbeaten path in the forest.
Ormanda **geçilmemiş** bir patikada yürüdüler.
After a tough season, we managed to remain unbeaten.
Zorlu bir sezonun ardından **yenilgisiz** kalmayı başardık.
She's the only player who's still unbeaten in the tournament.
Turnuvada hâlâ **yenilgisiz** olan tek oyuncu o.
Breaking their unbeaten streak was a huge achievement for us.
Onların **yenilgisiz** serisini bozmak bizim için büyük bir başarıydı.