"unaccustomed to" in Turkish
Definition
Bir kişi bir şeye alışık olmadığında, genellikle yeni ve tuhaf geldiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi bir ifadedir, genellikle ardında isim veya -ing takılı fiil gelir. Alışılmadık ve rahatsızlık veren durumlarda kullanılır.
Examples
He is unaccustomed to cold weather.
O, soğuk havaya **alışık değil**.
She is unaccustomed to speaking in public.
O, kalabalık önünde konuşmaya **alışık değil**.
They felt unaccustomed to the new rules.
Yeni kurallara **alışık olmadıklarını** hissettiler.
I'm still unaccustomed to getting up this early every day.
Her gün bu kadar erken kalkmaya hâlâ **alışık değilim**.
Being unaccustomed to spicy food, he found the dish too hot to eat.
Baharatlı yemeğe **alışık olmadığı** için o yemeği çok acı buldu.
At first, I was unaccustomed to the fast pace of city life, but I adjusted over time.
Başta şehrin hızlı yaşam temposuna **alışık değildim**, ama zamanla uyum sağladım.