"typical" in Turkish
Definition
Bir şeyin kendisinden beklendiği gibi, olağan ya da karakteristik olduğunu ifade eder. Genellikle görülen veya beklentilere uygun durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimden önce gelir: 'a typical day', 'typical behavior'. Birinin davranışını eleştirirken 'It’s typical of him/her' diyebilirsiniz. 'average' (ortalama) ile karıştırmayın; 'typical' sıradan veya karakteristik anlamındadır.
Examples
Rain in April is typical here.
Burada nisan ayında yağmur yağması **alışılmış** bir durumdur.
That’s typical of Jake—showing up late and acting like nothing happened.
Bu, Jake için **tipik**tir—geç gelip hiçbir şey olmamış gibi davranmak.
This is a typical breakfast in my country.
Bu, ülkemdeki **tipik** bir kahvaltıdır.
It was a typical school day.
Bu, **tipik** bir okul günüydü.
We had the typical tourist experience: photos, long lines, and overpriced coffee.
Biz **tipik** bir turist deneyimi yaşadık: fotoğraflar, uzun kuyruklar ve pahalı kahve.
It’s typical for the train to be delayed when I’m in a hurry.
Ben acele edince trenin gecikmesi **alışılmış** bir durum.