"tweedle" in Turkish
Definition
Kuşların ötüşüne veya flüt gibi müzik aletlerinin çıkardığı ince ve hafif seslere verilen ad.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eski veya edebi metinlerde rastlanır; günlük konuşmada nadir kullanılır. Kuş sesi veya ince müzik enstrümanları için uygundur.
Examples
The birds tweedle in the morning outside my window.
Sabahları, penceremin dışında kuşlar **cikirdiyor**.
She could hear the flute tweedle softly in the distance.
Uzakta flütün hafifçe **cikirdediğini** duyabiliyordu.
The little bell tweedled when I opened the shop door.
Dükkanın kapısını açtığımda küçük zil **cikirdedi**.
A bird landed on the branch and began to tweedle cheerfully.
Bir kuş dala kondu ve neşeyle **cikirdemeye** başladı.
Children giggled as the old toy started to tweedle its silly tune.
Eski oyuncak saçma melodisini **cikirdemeye** başlayınca çocuklar kıkırdadı.
Late at night, you can hear crickets tweedling in the fields.
Gece geç saatlerde tarlada çekirgelerin **cikirdediğini** duyabilirsin.