"truncheon" in Turkish
Definition
Polislerin silah veya alet olarak taşıdığı, kısa ve kalın sopa.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok Britanya İngilizcesinde geçen bir kelimedir; Amerikan İngilizcesinde 'nightstick' veya 'baton' kullanılır. Polisle ve topluluk denetimiyle ilgili durumlarda görülür.
Examples
The police officer carried a truncheon on his belt.
Polis memuru kemerinde bir **cop copu** taşıyordu.
He was struck with a truncheon during the protest.
Protesto sırasında ona **cop copu** ile vuruldu.
A truncheon is part of a police officer’s equipment.
Bir **cop copu**, polis memurlarının ekipmanının bir parçasıdır.
The officer gripped his truncheon tightly as the crowd grew restless.
Kalabalık huzursuzlanınca memur, **cop copu**nu sıkıca kavradı.
You’re not allowed to carry a truncheon in public places here.
Burada kamusal alanlarda **cop copu** taşımak yasaktır.
The guard pointed his truncheon at the door, signaling us to leave.
Güvenlik görevlisi kapıyı **cop copu** ile işaret ederek bize çıkmamızı söyledi.