"troublemaking" in Turkish
Definition
Kasıtlı olarak problem çıkarma veya düzeni bozma eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla isim olarak kullanılır; sürekli ya da kasıtlı yapılan davranışları anlatır. Genellikle çocuklar veya asi kişiler için söylenir.
Examples
His troublemaking at school upset the teachers.
Okuldaki **sorun çıkarma** durumu öğretmenleri üzdü.
Her parents worry about her troublemaking friends.
Ailesi onun **sorun çıkaran** arkadaşlarından endişe ediyor.
The teacher punished him for troublemaking in class.
Öğretmen sınıfta **sorun çıkarma** yüzünden onu cezalandırdı.
We had enough of his constant troublemaking at the party.
Partide onun sürekli **sorun çıkarmasından** bıktık.
Her troublemaking really spices things up, but sometimes it goes too far.
Onun **sorun çıkarması** ortamı canlandırıyor ama bazen biraz ileri gidebiliyor.
He's known for his playful troublemaking, not for being mean.
O, kötü niyetli değil, eğlenceli **sorun çıkarma**larla bilinir.