"treasonable" in Turkish
Definition
Devlet veya hükümete karşı ihaneti tanımlayan bir sıfat; örneğin hükümeti devirmeye çalışmak gibi davranışlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve yasal/politik ortamlarda kullanılır. 'treasonable act', 'treasonable offense' gibi ifadelerle birlikte görülür. Sıradan ihanet için değil; sadece devlete veya ülkeye karşı suçlar için geçerlidir.
Examples
The soldier was arrested for a treasonable act.
Asker, **vatana ihanet eden** bir eylemden dolayı tutuklandı.
His speech was considered treasonable by the government.
Onun konuşması hükümet tarafından **haince** olarak değerlendirildi.
Planning to hurt the country is a treasonable offense.
Ülkeye zarar vermeyi planlamak **vatana ihanet eden** bir suçtur.
Making treasonable statements in public can get you in serious trouble.
Kamuya açık şekilde **haince** açıklamalar yapmak başına ciddi bela açabilir.
Those documents contained treasonable information shared with a rival nation.
O belgelerde rakip bir ülkeyle paylaşılan **haince** bilgiler vardı.
She was accused of treasonable behavior after leaking government secrets.
Devlet sırlarını sızdırdıktan sonra **vatana ihanet eden** davranışla suçlandı.