"traverse" in Turkish
Definition
Bir bölgeyi, mesafeyi veya engeli geçmek ya da aşmak. Genellikle resmi veya teknik metinlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Traverse' teknik veya edebi anlatımlarda kullanılır. Sıradan geçişler için 'geçmek' yeterliyken, zorlu arazi veya uzun mesafe belirtilirse 'aşmak' da kullanılabilir.
Examples
The hikers traverse the mountain every summer.
Yürüyüşçüler her yaz dağı **aşıyor**.
We need to traverse this river to reach the village.
Köye ulaşmak için bu nehri **geçmemiz** gerekiyor.
The explorers will traverse the desert by car.
Kâşifler çölü arabayla **aşacaklar**.
It took us two days to traverse that thick forest.
O kalın ormanı **geçmek** iki günümüzü aldı.
They had to traverse dangerous terrain during the rescue mission.
Kurtarma görevi sırasında tehlikeli arazileri **aşmak** zorunda kaldılar.
The cable car traverses the valley offering amazing views.
Teleferik vadiyi **geçerken** harika manzaralar sunuyor.