Herhangi bir kelime yazın!

"trappings" in Turkish

gösterişli unsurlardış göstergeler

Definition

Belli bir durum, rol veya statüyle ilişkilendirilen, özellikle zenginlik ya da güçle ilgili gösterişli dış unsurlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle çoğul olarak kullanılır ve bir statünün esasından çok dış görünüşüne işaret eder. 'the trappings of power' gibi ifadelerde geçen, daha çok resmi veya edebi ortamlarda kullanılır.

Examples

He enjoyed the trappings of wealth, like fancy cars and big houses.

Zenginliğin tüm o **gösterişli unsurlarını**; lüks arabalar ve büyük evler gibi şeyleri seviyordu.

The king wore all the trappings of royalty.

Kral tüm kraliyet **gösterişli unsurlarını** üzerindeydi.

She didn't care about the trappings of success.

O, başarının **dış göstergeleriyle** ilgilenmiyordu.

Beneath the trappings of authority, he was just like everyone else.

Yetkinin tüm **gösterişli unsurlarının** altında, o da diğerleri gibiydi.

They quickly traded the trappings of city life for a simpler existence in the countryside.

Şehir hayatının tüm **dış göstergelerini** hızlıca bırakıp kırsalda basit bir yaşama geçtiler.

All the glitter and trappings of fame faded over time.

Şöhretin tüm gösterişi ve **gösterişli unsurları** zamanla soldu.