"tranquillity" in Turkish
Definition
Gürültü, stres veya rahatsızlık olmadan huzurlu ve sakin bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmî bir ifadedir; 'tranquillity of nature', 'seek tranquillity' gibi kalıplarda sıkça geçer. 'Silence' sadece sessizlik demektir, 'sükûnet'te ise huzur da vardır.
Examples
He found tranquillity by the lake.
Göl kenarında **sükûnet** buldu.
Many people move to the countryside for tranquillity.
Birçok insan **sükûnet** için kırsala taşınır.
The garden is a place of tranquillity.
Bahçe bir **sükûnet** yeridir.
After a busy week, I crave some real tranquillity.
Yoğun bir haftadan sonra gerçek **sükûnet** özlüyorum.
You can feel the tranquillity as soon as you step into that old library.
O eski kütüphaneye adım atınca hemen **sükûnet**i hissedersin.
Despite the chaos outside, she maintained a sense of tranquillity.
Dışarıdaki karmaşaya rağmen bir **huzur** duygusunu korudu.