"tradesmen" in Turkish
Definition
Zanaatkâr veya ustalar, tesisatçı, elektrikçi, marangoz veya inşaatçı gibi bir meslekte elle çalışan yetenekli kişilerdir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok İngiliz İngilizcesinde görülür; cinsiyet açısından tarafsız 'tradespeople' da kullanılır. 'trader' ile karıştırmayın; 'yerel zanaatkâr', 'kalifiye zanaatkâr' gibi ifadelerle kullanılır.
Examples
The tradesmen fixed the leaking pipe quickly.
**Zanaatkârlar** sızdıran boruyu hemen tamir etti.
Our new school was built by skilled tradesmen.
Yeni okulumuz usta **zanaatkârlar** tarafından inşa edildi.
Many tradesmen are self-employed and work for different clients.
Birçok **zanaatkâr** kendi işinde çalışır ve farklı müşterilere hizmet verir.
It's hard to find good tradesmen these days who actually show up on time.
Günümüzde zamanında gelen iyi **zanaatkâr** bulmak zor.
The renovation took longer because we had to wait for the tradesmen to finish other jobs first.
Tadilat daha uzun sürdü çünkü önce **zanaatkârların** diğer işleri bitirmesini bekledik.
We hired local tradesmen to make custom shelves for the kitchen.
Mutfak için özel raflar yapmak üzere yerel **zanaatkârlar**ı tuttuk.