"tradeoff" in Turkish
Definition
İki seçenekten birini elde etmek için diğerinden vazgeçmek zorunda kalınan durumdur. Her ikisine aynı anda tam sahip olunamaz.
Usage Notes (Turkish)
'Tradeoff' genellikle seçenekler veya maliyet-denge arasında yapılan zorunlu bir seçimde kullanılır; 'make a tradeoff' ifadesi 'taviz vermek' anlamına gelir. 'Compromise'dan farklı olarak, karşılıklı uzlaşmadan ziyade zorunlu fedakarlığı vurgular.
Examples
There is always a tradeoff between price and quality.
Fiyat ile kalite arasında her zaman bir **taviz** vardır.
Choosing a smaller car is a tradeoff for better fuel economy.
Daha küçük bir araba seçmek, daha iyi yakıt tasarrufu için bir **taviz**dir.
Time with family can be a tradeoff for working long hours.
Aileyle geçirilen zaman, uzun saatler çalışmak için bir **taviz** olabilir.
It's always a tradeoff when you want something fast but cheap.
Hem hızlı hem ucuz bir şey istediğinizde her zaman bir **taviz** vardır.
Is there a way to avoid the tradeoff between sleep and studying?
Uyku ile ders çalışma arasındaki **taviz**den kaçınmanın bir yolu var mı?
You have to make a tradeoff—either pay more for comfort or save money and deal with less.
Bir **taviz** vermen gerek—ya rahatlık için fazla öde ya da para biriktirip daha azıyla yetin.