Herhangi bir kelime yazın!

"tormenting" in Turkish

işkence edenacı veren

Definition

Birine fiziksel ya da duygusal olarak büyük acı, sıkıntı veya işkence veren durumları anlatır. Genellikle uzun süren rahatsızlık için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'thoughts', 'memories', 'questions' gibi kelimelerle birlikte zihinsel ıstırap için kullanılır. Küçük rahatsızlıklar için kullanılmaz, daha ağır ve ciddidir.

Examples

He kept tormenting his little brother with scary stories.

Küçük kardeşini korkunç hikâyelerle sürekli **işkence ediyordu**.

The loud noise outside was tormenting me all night.

Dışarıdaki yüksek gürültü beni bütün gece **işkenceye uğrattı**.

She felt guilty for tormenting her friends with difficult questions.

Zor sorularla arkadaşlarını **işkenceye maruz bıraktığı** için suçluluk hissetti.

Those tormenting thoughts kept me awake for hours.

O **işkence eden** düşünceler saatlerce beni uyanık tuttu.

He avoids talking about the tormenting memories from his past.

Geçmişteki **acı veren** anılarından konuşmaktan kaçınıyor.

Why is that song so catchy yet so tormenting at the same time?

Neden bu şarkı hem bu kadar akılda kalıcı hem de aynı anda bu kadar **işkence eden**?