"torches" in Turkish
Definition
Işık sağlayan nesnelerdir; geleneksel olarak ateşli bir çubuk ya da modern olarak taşınabilir el fenerini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Torch' hem geleneksel ateşli meşaleyi hem de İngiliz İngilizcesinde el fenerini tanımlar; ABD'de 'flashlight' olarak geçer. 'Olimpiyat meşalesi' ve 'torch taşıma' gibi ifadelerde sıkça kullanılır.
Examples
The explorers carried torches to see in the dark cave.
Kâşifler karanlık mağarada görebilmek için **meşaleler** taşıdı.
We used electric torches when the power went out.
Elektrik kesilince elektrikli **el fenerleri** kullandık.
At the festival, children waved colorful torches.
Festivalde çocuklar rengârenk **meşaleler** salladı.
I always keep a couple of torches in my car in case of emergency.
Araba içinde acil durum için her zaman birkaç **el feneri** bulundururum.
The runners carried the Olympic torches through the city streets.
Koşucular, Olimpiyat **meşaleleri**ni şehirde taşıdı.
After dark, the path was lined with flickering torches to guide the guests.
Karanlık çöktükten sonra yolu aydınlatmak ve misafirleri yönlendirmek için patika boyunca titrek **meşaleler** yerleştirildi.