Herhangi bir kelime yazın!

"thrombosis" in Turkish

tromboz

Definition

Tromboz, bir damarın içinde kan pıhtısının oluşup kan akışını tıkayarak sağlık sorunlarına yol açan tıbbi bir durumdur.

Usage Notes (Turkish)

Tıbbi bir terimdir, genellikle sağlık alanında kullanılır. 'Derin ven trombozu' (DVT) bacakta derin damarlarda pıhtı oluşumunu ifade eder. 'Emboli' ile karıştırmayın; emboli pıhtının başka yere gitmesidir.

Examples

The patient was diagnosed with thrombosis in his leg.

Hastanın bacağında **tromboz** tespit edildi.

Thrombosis can stop blood from reaching important organs.

**Tromboz** önemli organlara kan gitmesini engelleyebilir.

He is at risk of thrombosis because he sits for long hours.

Uzun süre oturduğu için **tromboz** riski taşıyor.

Doctors often warn travelers about the risk of thrombosis on long flights.

Doktorlar uzun uçuşlarda **tromboz** riskine sıkça dikkat çeker.

After surgery, she developed a thrombosis that needed treatment.

Ameliyattan sonra tedavi gerektiren bir **tromboz** gelişti.

If you notice swelling or pain in your calf, it could be a sign of thrombosis.

Baldırınızda şişlik ya da ağrı fark ederseniz, bu **tromboz** belirtisi olabilir.