"throes" in Turkish
Definition
Bu kelime, doğum, ölüm veya büyük değişim gibi zorlu süreçlerde yaşanan yoğun acı ya da sancılı mücadeleyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'in the throes of' şeklinde kullanılır ve büyük acı, değişim ya da duygu yoğunluğu için kullanılır; hafif acılar için uygun değildir. Genellikle resmi ya da edebi bir ifadedir.
Examples
She was in the throes of childbirth.
O, doğumun **şiddetli sancısı** içindeydi.
The country is in the throes of change.
Ülke, değişimin **şiddetli sancısı** içinde.
He died in the throes of illness.
O, hastalığın **şiddetli sancısı** içinde öldü.
They launched the project while still in the throes of planning.
Proje, hâlâ planlama **sancıları** sürerken başlatıldı.
The city is in the throes of a major economic crisis.
Şehir, büyük bir ekonomik krizin **şiddetli sancısı** içinde.
She felt lost in the throes of heartbreak.
O, kalp kırıklığının **şiddetli sancısı** içinde kaybolmuştu.