"thickly" in Turkish
Definition
Bir şeyin yoğun veya kalın bir şekilde, sık sık veya bir araya toplanmış olarak bulunduğunu ifade eder. Genellikle bir yüzeyin tamamen kaplanmasını veya dolmasını tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'thickly covered', 'thickly spread', 'thickly sliced' gibi ifadelerde fiil ya da fiilimsilerden önce kullanılır. Bir ismi doğrudan nitelemek için kullanılmaz; o durumda 'thick' tercih edilir.
Examples
The cake was thickly covered with chocolate.
Pasta **kalınca** çikolatayla kaplanmıştı.
He spread butter thickly on his toast.
Tostunun üzerine tereyağını **kalınca** sürdü.
The forest is thickly populated with trees.
Orman, ağaçlarla **yoğun bir şekilde** dolu.
Snow fell thickly during the night, making the roads hard to use.
Gece boyunca kar **yoğun bir şekilde** yağdı, yolları kullanmak zorlaştı.
Her hair grew thickly around her face, framing it softly.
Saçları yüzünün etrafında **kalınca** büyümüş ve yumuşakça çerçevelemişti.
He spoke thickly because of his cold and sore throat.
Soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı nedeniyle **kalınca** konuşuyordu.