"the edge over" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı, özellikle rekabet ya da kıyaslama durumunda üstünlük sahibi olmak.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla iş, spor ya da sınav gibi alanlarda kullanılır. Her zaman 'the edge over [birine/bir şeye]' şeklinde kullanın. 'On edge' (gergin olmak) ile karıştırmayın.
Examples
She has the edge over her classmates in math.
Matematikte sınıf arkadaşlarına karşı **avantajı** var.
Our team gained the edge over our rivals after training.
Antrenmandan sonra takımımız rakiplerimize karşı **avantaj** kazandı.
Using new technology gives you the edge over others.
Yeni teknoloji kullanmak size başkalarına karşı **avantaj** sağlar.
He really has the edge over everyone when it comes to public speaking.
Topluluk önünde konuşmada gerçekten herkes üzerinde **avantaj**a sahip.
We've got the edge over the competition thanks to our lower prices.
Daha düşük fiyatlarımız sayesinde rakiplerimize karşı **avantaj**ımız var.
A little extra practice might give you the edge over your opponent.
Biraz ek pratik sizi rakibiniz üzerinde **avantajlı** yapabilir.