Herhangi bir kelime yazın!

"the driving force" in Turkish

itici güç

Definition

Bir olayın ya da değişimin arkasındaki en önemli sebep veya kişi; harekete geçiren ana etken.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'değişimin itici gücü' gibi kalıplarla kullanılır. Resmî ve motive edici durumlarda tercih edilir; araçlar için kullanılmaz.

Examples

Passion was the driving force in her career.

Tutku, kariyerindeki **itici güç**tü.

Curiosity is often the driving force behind discovery.

Merak, çoğu zaman keşiflerin **itici gücü**dür.

Technology was the driving force of the project.

Teknoloji projenin **itici gücü**ydü.

My kids are really the driving force that keeps me going every day.

Çocuklarım gerçekten her gün beni ayakta tutan **itici güç**.

You were the driving force behind this team's success.

Bu ekibin başarısının ardındaki **itici güç** sendin.

Money shouldn't be the driving force for choosing a job.

Bir işi seçerken para **itici güç** olmamalı.