"templar" in Turkish
Definition
Tapınakçı, Haçlı Seferleri'nde savaşan, Orta Çağ'ın ünlü Hristiyan askerî tarikatı Tapınak Şövalyeleri'nin üyesidir. Genellikle tarihî metinlerde ve kurgusal eserlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Tapınakçı' terimi hemen hemen sadece Tapınak Şövalyeleri için kullanılır. Sıradan şövalyeler veya modern askerler için kullanılmaz. Genellikle tarih, oyun veya romanlarda geçer.
Examples
The templar wore a white cloak with a red cross.
**Tapınakçı** beyaz bir pelerin ve üzerinde kırmızı bir haç giyiyordu.
Many stories talk about brave templars in battle.
Birçok hikaye, cesur **tapınakçıların** savaşta yaptıklarından bahseder.
The museum has a sword that belonged to a templar.
Müzede bir **tapınakçıya** ait bir kılıç var.
Some people believe the templars hid great treasures.
Bazı insanlar **tapınakçıların** büyük hazineleri sakladığına inanır.
In novels and movies, the mysterious templar is often a guardian of secrets.
Romanlarda ve filmlerde, gizemli bir **tapınakçı** genellikle sırların koruyucusu olarak tasvir edilir.
He dressed as a templar for the historical festival last year.
Geçen yılki tarihî festivalde **tapınakçı** olarak giyindi.