"tell against" in Turkish
Definition
Bir şey senin aleyhine oluyorsa, bu başarını zorlaştırır veya şansını azaltır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ya da değerlendirmelerde kullanılır. 'Tell on' (birisini ispiyonlamak) ile karıştırmayın.
Examples
His accent told against him at the interview.
Aksanı, mülakatta onun **aleyhine oldu**.
The rain told against our chances of winning the game.
Yağmur, oyunu kazanmamızda bizim **aleyhimize oldu**.
His age tells against him in this job application.
Bu iş başvurusunda yaşı onun **aleyhine oluyor**.
Those old mistakes might tell against you later, so be careful.
O eski hatalar daha sonra senin **aleyhine olabilir**, dikkatli ol.
I hope my missing the deadline doesn't tell against me in the final decision.
Umarım son kararda, son tarihi kaçırmış olmam **aleyhime olmaz**.
It was a small error, but it really told against her when they reviewed the case.
Küçük bir hataydı, ama davayı incelerken onun **aleyhine oldu**.