"telescopic" in Turkish
Definition
Bölümler halinde uzayabilen veya kısalabilen nesneler ya da teleskopla ilgili herhangi bir şeyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'telescopic pole' gibi, birbirinin içine geçerek uzayıp kısalabilen fiziksel nesneler için teknik anlamda kullanılır; mecazi kullanımda değildir.
Examples
This ladder has a telescopic design.
Bu merdivenin **teleskopik** bir tasarımı var.
He bought a telescopic fishing rod.
O, **teleskopik** bir olta aldı.
The camera is attached to a telescopic pole.
Kamera, **teleskopik** bir direğe bağlı.
Just pull out the telescopic handle to roll the suitcase.
Sadece valizin **teleskopik** sapını çıkarıp çekin.
The telescopic lens lets astronomers see distant stars.
**Teleskopik** lens, astronomların uzak yıldızları görmesini sağlar.
Many selfie sticks have a telescopic feature so you can adjust the length.
Birçok selfie çubuğunda, uzunluğu ayarlamanızı sağlayan **teleskopik** özellik bulunur.