"teleport" in Turkish
Definition
Bir yerden başka bir yere, aradaki mesafeyi katetmeden, genellikle sihir veya bilimsel bir yöntemle anında geçmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok bilim kurgu, fantezi ve bilgisayar oyunlarında, birinin ya da bir şeyin bir anda bir yerden başka yere geçmesini anlatmak için kullanılır. 'Seyahat' kelimesiyle karıştırmayın.
Examples
The wizard can teleport to another city instantly.
Büyücü anında başka bir şehre **ışınlanabilir**.
In the game, you can teleport your character home.
Oyunda karakterini eve **ışınlayabilirsin**.
They tried to teleport, but something went wrong.
**Işınlanmaya** çalıştılar ama bir şeyler ters gitti.
If I could teleport, I'd never be late again.
Eğer **ışınlanabilseydim**, asla geç kalmazdım.
She jokes that she wishes she could teleport out of boring meetings.
Sıkıcı toplantılardan **ışınlanıp** kaçabilmeyi dilediğini şaka yapıyor.
Some video games let you teleport between different worlds instantly.
Bazı video oyunlarında farklı dünyalar arasında anında **ışınlanabilirsin**.