"tangle up" in Turkish
Definition
Bir şeylerin karışıp ayrılması zor hale gelmesi; ayrıca karmaşık bir duruma dahil olmayı da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, daha çok kablo, ip, saç gibi şeyler için kullanılır; karmaşık durumlar için de kullanılabilir. Duygusal karmaşa için kullanılmaz.
Examples
My headphones always tangle up in my pocket.
Kulaklıklarım cebimde her zaman **dolaşıyor**.
The kitten likes to tangle up the ball of yarn.
Yavru kedi, yün yumağını **karıştırmayı** sever.
Don't tangle up the wires behind the TV.
TV'nin arkasındaki kabloları **karıştırma**.
I always seem to tangle up my necklaces when packing.
Bavul hazırlarken kolyelerimi hep **karıştırıyorum**.
He didn't want to tangle up in office drama again.
Ofis dedikodusuna tekrar **karışmak** istemiyordu.
We got tangled up in traffic for hours last night.
Dün gece saatlerce trafikte **sıkışıp kaldık**.