Herhangi bir kelime yazın!

"tangle up" in Turkish

karıştırmakdolaştırmak

Definition

Bir şeylerin karışıp ayrılması zor hale gelmesi; ayrıca karmaşık bir duruma dahil olmayı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan, daha çok kablo, ip, saç gibi şeyler için kullanılır; karmaşık durumlar için de kullanılabilir. Duygusal karmaşa için kullanılmaz.

Examples

My headphones always tangle up in my pocket.

Kulaklıklarım cebimde her zaman **dolaşıyor**.

The kitten likes to tangle up the ball of yarn.

Yavru kedi, yün yumağını **karıştırmayı** sever.

Don't tangle up the wires behind the TV.

TV'nin arkasındaki kabloları **karıştırma**.

I always seem to tangle up my necklaces when packing.

Bavul hazırlarken kolyelerimi hep **karıştırıyorum**.

He didn't want to tangle up in office drama again.

Ofis dedikodusuna tekrar **karışmak** istemiyordu.

We got tangled up in traffic for hours last night.

Dün gece saatlerce trafikte **sıkışıp kaldık**.