"tampers" in Turkish
Definition
Bir şeye izinsiz ve genellikle gizlice veya zararlı şekilde müdahale etmek ya da üzerinde değişiklik yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ya da yasal bağlamlarda kullanılır; 'tamper with evidence' delil karıştırmak demektir. İzinsiz, gizlice veya zarar vermek amacıyla yapılan müdahale anlamı taşır. 'temper' (ruh hali) ile karıştırmayın.
Examples
He tampers with the locks when no one is watching.
Kimse bakmazken kilitlerle **kurcalıyor**.
If someone tampers with the food, it could be dangerous.
Birisi yemekle **kurcalarsa**, bu tehlikeli olabilir.
The referee checks if anyone tampers with the ball before the game.
Hakem, maçtan önce topa birinin **karışıp karışmadığını** kontrol eder.
She gets in trouble because she tampers with her brother’s phone.
Kardeşinin telefonuyla **kurcaladığı** için başı belaya giriyor.
The manager gets upset when someone tampers with office equipment.
Biri ofis ekipmanlarıyla **kurcalayınca** müdür sinirleniyor.
Don’t be surprised if the machine won’t work—someone often tampers with it.
Makine çalışmazsa şaşırma—sık sık biri **kurcalıyor** çünkü.