"tamper" in Turkish
Definition
Bir şeyi gizlice veya izinsizce değiştirip, onun durumunu ya da anlamını bozmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya hukuki alanlarda kullanılır ve genellikle olumsuz anlam taşır: 'tamper with evidence' delille oynama anlamında kullanılır.
Examples
Do not tamper with the fire alarm.
Yangın alarmıyla **kurcalama**.
The label shows if someone has tampered with the package.
Etiket, biri paketiyle **kurcalamışsa** bunu gösterir.
You should never tamper with electrical wires.
Elektrik kablolarıyla asla **kurcalama**.
The report was thrown out because someone had tampered with the data.
Birisi verilerle **kurcaladığı** için rapor iptal edildi.
If the seal is broken, it means someone tampered with the medicine.
Mühür kırılmışsa, birisi ilacıyla **kurcalamış** demektir.
He was caught trying to tamper with the evidence.
O, delillerle **kurcalamaya** çalışırken yakalandı.