"take in your stride" in Turkish
Definition
Zorlukları veya sorunları sakin ve soğukkanlı bir şekilde karşılamak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik sıkıntılardan büyük sorunlara kadar, duygusal olarak etkilenmeden sorunları karşılamak için kullanılır. Gayriresmi bir ifadedir.
Examples
She lost her keys but took it in her stride.
Anahtarlarını kaybetti ama **olgunlukla karşıladı**.
He always takes criticism in his stride.
O her zaman **eleştirileri olgunlukla karşılar**.
You need to take problems in your stride at work.
İş yerinde **sorunları soğukkanlılıkla karşılamalısın**.
When plans change last minute, she just takes it all in her stride.
Planlar son anda değişse bile o her şeyi **olgunlukla karşılar**.
He didn't get the job, but he took it in his stride and kept looking.
İşi alamadı ama **olgunlukla karşıladı** ve aramaya devam etti.
No matter what happens, you just have to take it in your stride.
Ne olursa olsun, sadece **soğukkanlılıkla karşılamalısın**.