"take a walk" in Turkish
yürüyüşe çıkmakdolaşmak
Definition
Zihni boşaltmak, rahatlamak veya egzersiz yapmak için dışarıda yürümek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi ifadelerde yaygındır; bazen birinden gitmesini isterken de kullanılır.
Examples
Let's take a walk in the park.
Hadi parkta biraz **yürüyüşe çıkalım**.
She likes to take a walk after dinner.
O, akşam yemeğinden sonra **yürüyüşe çıkmayı** sever.
I need to take a walk to clear my mind.
Zihnimi boşaltmak için biraz **yürüyüşe çıkmam** lazım.
Do you want to take a walk and talk?
**Yürüyüşe çıkıp** konuşmak ister misin?
He told me to take a walk when I got upset.
Sinirlendiğimde bana '**yürüyüşe çık**' dedi.
Sometimes you just need to take a walk and breathe.
Bazen sadece **yürüyüşe çıkıp** nefes almak gerekir.