"swing" in Turkish
Definition
Bir şeyi ileri geri ya da yana sallamak; ayrıca çocukların oynadığı ipli salıncak veya bir durumdan diğerine ani değişimi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiil hem isim olarak çok kullanılır. 'swing a bat', 'tam gaz devam etmek', 'ruh hali değişmek' gibi kalıplara dikkat. Parkta 'salıncağa binmek' denir, 'oyun oynamak' değil.
Examples
The door began to swing in the wind.
Kapı rüzgarda **sallan**maya başladı.
The children are playing on the swing.
Çocuklar **salıncakta** oynuyor.
His mood can swing quickly.
Onun ruh hali hızlıca **değişebilir**.
Can you swing by the store on your way home?
Eve dönerken dükkana **uğrayabilir** misin?
The party is already in full swing.
Parti şimdiden tam anlamıyla **sallanıyor**.
He took a deep breath and swung the bat.
Derin bir nefes aldı ve sopayı **salladı**.