"supplicant" in Turkish
Definition
Alçakgönüllülükle, genellikle bir otorite ya da tanrıdan yardım veya af dileyen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Kelime oldukça resmi ve eski bir ifadedir; genellikle dini ya da törensel bağlamlarda geçer. Yazılı dilde daha sık rastlanır.
Examples
The supplicant knelt in front of the altar.
**Yalvaran** sunak önünde diz çökmüştü.
A supplicant asked for mercy from the king.
Bir **yalvaran** kraldan merhamet istedi.
The temple was full of supplicants hoping for answers.
Tapınak, cevap bekleyen **yalvaranlarla** doluydu.
As a supplicant, he poured out his heart in prayer every night.
Bir **yalvaran** olarak, her gece dualarında kalbini döktü.
The judge listened patiently to each supplicant in court.
Yargıç, mahkemede her **yalvaranı** sabırla dinledi.
Being a supplicant takes courage, not just humility.
**Yalvaran** olmak, sadece alçakgönüllülük değil cesaret de ister.