"sunspot" in Turkish
Definition
Güneşin yüzeyinde, çevresinden daha soğuk olan ve yoğun manyetik faaliyet nedeniyle oluşan koyu renkli bölgeler.
Usage Notes (Turkish)
Sadece bilimsel veya astronomik bağlamlarda kullanılır; deriyle veya günlük lekelerle karıştırılmaz.
Examples
A sunspot is darker than the rest of the sun.
Bir **güneş lekesi**, güneşin geri kalanından daha koyudur.
Scientists study sunspots to learn about the sun's activity.
Bilim insanları, güneşin aktivitelerini anlamak için **güneş lekelerini** inceler.
The number of sunspots changes over time.
**Güneş lekesi** sayısı zamanla değişir.
Did you see the photo of that massive sunspot last week?
Geçen hafta o devasa **güneş lekesi**nin fotoğrafını gördün mü?
Solar flares often happen near a sunspot.
Güneş patlamaları genellikle bir **güneş lekesi** yakınında meydana gelir.
There's a big debate about how sunspots affect Earth's climate.
**Güneş lekelerinin** Dünya'nın iklimine nasıl etki ettiği konusunda büyük bir tartışma var.