"sunburnt" in Turkish
Definition
Güneşte çok kalmaktan dolayı ciltte oluşan kızarıklık veya ağrı durumu.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade, güneşte kalıp yanık oluştuğunda kullanılır, oluşma süreci değil sonucu belirtir. Cilt için sıklıkla kullanılır, başka şeyler için de benzetme yapılabilir.
Examples
After playing outside all day, she was sunburnt.
Tüm gün dışarıda oynadıktan sonra **güneş yanığı olmuştu**.
Wear sunscreen or you will get sunburnt.
Güneş kremi sür yoksa **güneş yanığı olursun**.
His nose got really sunburnt at the beach.
Plajda burnu gerçekten **güneş yanığı olmuştu**.
By the end of our hike, we were all totally sunburnt.
Yürüyüşün sonunda hepimiz tamamen **güneş yanığı olmuştuk**.
You look really sunburnt—did you forget your hat again?
Gerçekten **güneş yanığı olmuşsun**—yine şapkanı mı unuttun?
I was so sunburnt after vacation that even taking a shower hurt.
Tatil sonrası o kadar **güneş yanığı olmuştum** ki duş almak bile acı veriyordu.