"sumptuous" in Turkish
Definition
Bir şey gösterişli veya ihtişamlıysa çok lüks, pahalı ve etkileyicidir; genellikle kaliteli malzeme ile ilgilidir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ya da edebi bir kelimedir; genellikle 'yemek', 'dekorasyon', 'ziyafet' ile kullanılır. İnsanlar için kullanılmaz. Gösterişli lüks veya zenginlik çağrıştırır.
Examples
They served a sumptuous dinner at the wedding.
Düğünde **gösterişli** bir akşam yemeği verdiler.
The palace had sumptuous decorations everywhere.
Sarayın her yerinde **gösterişli** süslemeler vardı.
Her dress was made of sumptuous silk.
Elbisesi **lüks** ipekten yapılmıştı.
The guests couldn't stop admiring the sumptuous banquet.
Misafirler **gösterişli** ziyafete hayran kalmadan duramıyordu.
After the sumptuous breakfast, we barely had room for lunch.
**İhtişamlı** kahvaltıdan sonra neredeyse öğle yemeğine yerimiz kalmadı.
They spared no expense, giving us a truly sumptuous experience at the resort.
Hiç masraftan kaçınmadılar, tesiste bize gerçekten **gösterişli** bir deneyim yaşattılar.