"suited" in Turkish
Definition
Bir kişi veya şey 'uygun' ise belirli bir amaç, iş veya duruma en doğru ya da yerinde olandır. Ayrıca iki şeyin birbirine yakışması ya da uyumlu olması anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Suited' çoğunlukla 'to' veya 'for' ile beraber kullanılır: 'suited to the job', 'suited for children' gibi. Daha çok yazılı ve resmi dilde kullanılır. Kıyafet anlamındaki 'suit' ile karıştırılmamalı.
Examples
He is suited to teaching young children.
O, küçük çocuklara öğretmenlik için **uygun**.
This movie is not suited for children.
Bu film çocuklar için **uygun** değil.
The shoes are not suited for running.
Bu ayakkabılar koşu için **uygun** değil.
I don’t think she’s suited to office work — she prefers being outdoors.
Onun ofis işine **uygun** olduğunu düşünmüyorum—dışarıda olmayı tercih ediyor.
They’re really suited for each other — it’s like they were made to be together.
Birbirleri için gerçekten **uygunlar**—sanki birlikte olmaları için yaratılmışlar.
This climate just isn’t suited to growing grapes.
Bu iklim üzüm yetiştirmek için **uygun** değil.