Herhangi bir kelime yazın!

"succinctly" in Turkish

kısa ve öz olaraközlü bir şekilde

Definition

Gereksiz ayrıntılardan kaçınarak, yalnızca gerekli ve önemli bilgileri net şekilde anlatma.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya akademik metinlerde kullanılır. 'explain', 'summarize', 'state' gibi fiillerle birlikte tercih edilir. Samimi konuşmalarda nadiren kullanılır.

Examples

Please explain your idea succinctly.

Lütfen fikrini **kısa ve öz olarak** açıkla.

He introduced himself very succinctly at the meeting.

Toplantıda kendini çok **kısa ve öz olarak** tanıttı.

Can you summarize the story succinctly?

Hikayeyi **kısa ve öz olarak** özetleyebilir misin?

She managed to answer the question succinctly and to the point.

Soruyu **özlü bir şekilde** ve doğrudan yanıtlamayı başardı.

The report was written succinctly, making it easy to understand.

Rapor **kısa ve öz olarak** yazılmış, bu yüzden anlaması kolaydı.

He explained the complicated process succinctly, so everyone got it right away.

Karmaşık süreci **özlü bir şekilde** açıkladı, bu yüzden herkes hemen anladı.