"stumble into" in Turkish
Definition
Herhangi bir planlama olmadan tesadüfen bir şeye dahil olmak veya birini/bir şeyi beklenmedik şekilde bulmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gündelik konuşmalarda kullanılır. Plan veya hazırlık olmadan karşılaşılan fırsatlar veya tesadüfi karşılaşmalar için uygundur: 'stumble into a new job' (kendini yeni bir işte bulmak), 'stumble into an interesting conversation' (ilginç bir sohbete rastlamak) gibi.
Examples
He stumbled into a new career after helping a friend.
Bir arkadaşına yardım ettikten sonra kendini **bir anda yeni bir kariyerin içinde buldu**.
I stumbled into an old friend at the mall.
Alışveriş merkezinde eski bir arkadaşımla **rastgele karşılaştım**.
They stumbled into trouble when they took a shortcut.
Kestirme yol alırken **kendilerini bir anda bir sorun içinde buldular**.
Sometimes you just stumble into the best things when you're not even looking.
Bazen hiç aramazken **kendini en güzel şeylerin içinde bulursun**.
I really didn't plan to go—just stumbled into the party on my way home.
Aslında gitmeyi planlamamıştım—eve dönerken **kendimi partide buldum**.
You never know what you’ll stumble into when you travel to new places.
Yeni yerlere seyahat ederken **neyle karşılaşacağını** asla bilemezsin.