"stroking" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye nazikçe, sevgiyle eliyle dokunup sürmek; genellikle sevgi göstermek için yapılır. Ayrıca düzgün bir şekilde bir şeye el sürmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Stroking', genellikle nazik ve sevgi dolu dokunuşları belirtir; evcil hayvanlara veya birinin saçına uygulanan hareketler gibi. Sporda da ('topu okşamak') kullanılabilir. 'striking' (vurmak) ile karıştırılmamalı.
Examples
She is stroking her cat's fur.
Kedisi'nin tüylerini **okşuyor**.
He kept stroking the dog gently.
O köpeği nazikçe **okşuyordu**.
The nurse was stroking the child's forehead to calm him.
Hemşire çocuğun alnını **okşayarak** onu sakinleştirdi.
"Stop stroking your beard and make a decision!" she teased.
"Sakallarını **okşamayı** bırak da karar ver!" diye şaka yaptı.
She sat by the window, absentmindedly stroking her scarf.
O, pencerenin kenarında oturup dalgın bir şekilde atkısını **okşuyordu**.
After stroking the paintbrush across the canvas, he stepped back to admire his work.
Fırçayı tuvalde **sıvazladıktan** sonra geri çekilip eserine baktı.