Herhangi bir kelime yazın!

"strike a blow" in Turkish

darbe vurmakdestek olmakkarşı çıkmak (mecazi olarak)

Definition

Birine veya bir şeye fiziksel olarak vurmak ya da (daha çok) bir dava, fikir veya kişiyi desteklemek ya da karşı çıkmak için güçlü bir adım atmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'strike a blow for' (destek olmak) ve 'strike a blow against' (karşı çıkmak) şeklinde kullanılır; resmi veya edebi bir ifadeyle günlük konuşmada nadirdir.

Examples

They wanted to strike a blow for freedom.

Onlar özgürlük için **darbe vurmak** istediler.

The workers struck a blow against injustice by protesting.

İşçiler, protesto ederek adaletsizliğe karşı **darbe vurdu**.

He struck a blow to start the revolution.

O, devrimi başlatmak için **darbe vurdu**.

This new policy really strikes a blow against corruption.

Bu yeni politika gerçekten yolsuzluğa karşı **darbe vuruyor**.

His actions struck a blow for equality in the community.

Onun eylemleri, toplumda eşitlik için **darbe vurdu**.

When you speak up, you strike a blow against silence and fear.

Sesinizi yükselttiğinizde, sessizlik ve korkuya karşı **darbe vurursunuz**.