"streetwise" in Turkish
Definition
Kendi deneyimi ve sağduyusu sayesinde şehir hayatının tehlikeli veya karmaşık durumlarında kendini koruyabilen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde gayriresmî olarak kullanılır ve 'street smart' ile neredeyse aynıdır. Tehlikelerden korunma ve şehirde hayatta kalma becerisi vurgulanır.
Examples
She is very streetwise, so she never gets lost in the city.
O çok **kurnaz (şehir hayatında)**, bu yüzden şehirde asla kaybolmaz.
A streetwise person knows when to avoid trouble.
**Kurnaz** biri ne zaman beladan uzak durması gerektiğini bilir.
You need to be streetwise to live in a big city.
Büyük bir şehirde yaşamak için **şehirli** olmalısın.
He may not have a fancy degree, but he's streetwise and can read people easily.
Belki prestijli bir diploması yok ama **kurnaz** ve insanları kolayca anlayabiliyor.
If you’re not streetwise, city life can feel overwhelming.
**Şehirli** değilsen, şehir hayatı seni bunaltabilir.
Those kids grew up in tough neighborhoods, so they're pretty streetwise.
O çocuklar zor mahallelerde büyüdü, bu yüzden oldukça **kurnaz** oldular.