"stimulate" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi daha aktif, ilgili ya da enerjik hale getirmek. Ayrıca bir süreci, büyümeyi veya eylemi teşvik etmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem gayriresmi ortamlarda kullanılır; bilim, eğitim, iş gibi alanlarda sıkça görülür. 'stimulate the economy', 'stimulate interest', 'stimulate growth' gibi ifadeler yaygındır. Fiziksel temasta kullanılmaz.
Examples
Bright colors can stimulate children's creativity.
Canlı renkler çocukların yaratıcılığını **teşvik edebilir**.
Caffeine helps to stimulate the brain.
Kafein beyni **uyarmaya** yardımcı olur.
Good teachers stimulate students to ask questions.
İyi öğretmenler öğrencileri soru sormaya **teşvik eder**.
The government hopes a tax cut will stimulate spending.
Hükümet, vergi indiriminin harcamayı **canlandıracağını** umuyor.
A walk outside can really stimulate your mind after a long day.
Uzun bir günün ardından dışarıda yürümek zihnini gerçekten **canlandırabilir**.
This new app is designed to stimulate interest in learning languages.
Bu yeni uygulama, dil öğrenmeye olan ilgiyi **teşvik etmek** için tasarlandı.