Herhangi bir kelime yazın!

"stickles" in Turkish

küçük ayrıntılara takılmakönemsiz şeylere itiraz etmek

Definition

Önemsiz ayrıntılar veya küçük meseleler üzerinde ısrarla tartışmak ya da itiraz etmek.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada nadir; genellikle "detaylara takılmak" veya "ufak şeylerle uğraşmak" şeklinde kullanılır.

Examples

He always stickles about minor rules.

O her zaman küçük kurallara **takılır**.

She stickles for perfect grammar in every sentence.

Her cümlede kusursuz dilbilgisine **takılır**.

The teacher stickles over punctuation marks.

Öğretmen noktalama işaretleri üzerinde **ısrarla duruyor**.

My friend stickles over the exact change every time we split the bill.

Arkadaşım her seferinde hesabı bölerken tam para üstü için **itiraz ediyor**.

Don’t invite him if he stickles about every detail at parties.

Eğer partide her detaya **takılıyorsa**, onu çağırma.

She’s the kind of person who stickles even over which chair she gets.

O, hangi sandalyeye oturacağına bile **takılan** bir tiptir.