"stereotyped" in Turkish
Definition
Bir kişi, grup veya kavramı özgünlükten uzak şekilde, sabit ve yüzeysel kalıplara göre tanımlayan durumu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlamda, yaratıcılıktan uzak, tekrar eden veya önyargılı durumlarda kullanılır. Örneğin 'stereotyped roles'.
Examples
He thinks all their answers are stereotyped.
Onlara göre tüm cevaplar çok **klişeleşmiş** diyor.
The movie had very stereotyped characters.
Filmde çok **klişeleşmiş** karakterler vardı.
His speech included many stereotyped jokes.
Konuşmasında birçok **klişeleşmiş** şaka vardı.
I'm tired of seeing the same stereotyped roles for women in TV shows.
Dizilerde kadınlar için aynı **klişeleşmiş** rolleri görmekten bıktım.
Her reaction felt so stereotyped that I wondered if she meant it.
Tepkisi o kadar **kalıplaşmış** geldi ki gerçek mi diye düşündüm.
That joke felt a bit stereotyped, don’t you think?
O şaka biraz **klişeleşmiş** değil miydi, sence de?