"step into your shoes" in Turkish
Definition
Birinin işini, sorumluluğunu üstlenmek veya kendini onun yerinde hayal etmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla iş dünyasında veya empati kurarken geçer. Hem fiilen birinin görevini almak hem de kendini onun yerinde hayal etmek anlamında kullanılır.
Examples
When my manager retired, I had to step into her shoes.
Yöneticim emekli olunca, onun **yerine geçmek** zorunda kaldım.
It’s not easy to step into your shoes and do everything you do.
Senin **yerine geçmek** ve yaptığın her şeyi yapmak kolay değil.
Can anyone step into your shoes while you are away?
Sen yokken birisi senin **yerine geçebilir** mi?
After Linda left, nobody wanted to step into her shoes because she was such a great leader.
Linda ayrıldıktan sonra kimse onun kadar iyi bir lider olduğu için onun **yerine geçmek** istemedi.
Try to step into my shoes before you judge my decisions.
Kararlarımı yargılamadan önce bir de **benim yerime geçmeyi** dene.
When you step into someone’s shoes, you realize their challenges aren’t so simple.
Birinin **yerine geçtiğinde**, onun yaşadığı zorlukların o kadar da basit olmadığını anlarsın.