Herhangi bir kelime yazın!

"stem the tide" in Turkish

akıntıyı durdurmakdalgayı önlemek

Definition

Durdurulması veya kontrol edilmesi zor olan güçlü bir akımı, eğilimi veya süreci durdurmaya çalışmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve edebi bir deyimdir. Özellikle 'suç dalgasını durdurmak' gibi büyük sorun ya da değişimler için kullanılır.

Examples

The government is trying to stem the tide of pollution.

Hükümet kirlilik **akıntısını durdurmaya** çalışıyor.

We need to stem the tide of misinformation online.

Çevrimiçi yanlış bilginin **akıntısını durdurmamız** gerekiyor.

Parents struggle to stem the tide of bad influences.

Ebeveynler kötü etkilerin **dalgasını önlemekte** zorluk çekiyor.

No matter how hard we try, it's tough to stem the tide of technological change.

Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, teknolojik değişimin **akıntısını durdurmak** zor.

Small efforts alone won’t stem the tide; we need everyone to help.

Küçük çabalar tek başına **akıntıyı durdurmaz**; herkesin yardımı gerekli.

Activists are working hard to stem the tide of plastic waste in the oceans.

Aktivistler okyanustaki plastik atıkların **akıntısını durdurmak** için çok çalışıyor.