"steamroll" in Turkish
Definition
Birini kolayca yenmek ya da kendi fikirlerini başkalarına baskıyla kabul ettirmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla mecaz anlamda; özellikle iş, siyaset ve tartışmalarda başkalarının fikirlerini umursamadan baskıyla hareket etmek için kullanılır.
Examples
The big company tried to steamroll the small business.
Büyük şirket, küçük işletmeyi **ezip geçmeye** çalıştı.
He felt steamrolled during the meeting.
Toplantıda kendini **ezilmiş** hissetti.
The team steamrolled their rivals and won the game easily.
Takım, rakiplerini **ezip geçti** ve kolayca kazandı.
Don't let him steamroll you into agreeing to his plan.
Onun seni kendi planına uymaya **zorla ikna etmesine** izin verme.
The politician tried to steamroll any objections from the audience.
Politikacı, seyirciden gelen tüm itirazları **baskıyla susturmaya** çalıştı.
Sometimes, it feels like new rules just steamroll over everything we've done before.
Bazen yeni kurallar, önceki yaptıklarımızın üzerinden **ezip geçiyormuş** gibi geliyor.